Hoşgeldin, ziyaretçi! [ Kayıt Et | Giriş YapRSS Feed

Escort Bayandan Çete Çökertilmesine Yardım

| Genel | 4 Ekim 2016

Ankara ilinde yaşanan bu olay sayesinde 32 tane eskort kadın kurtulmakla beraber bir çete çökertildi . Özellikle henüz genç yaşta çete tarafından Ankara escort olarak çalıştırılan kişiler de zarar görmeden korumaya alınması tamamen eskort kadının sayesinde oldu . Ancak tüm bunları yapmasının sebebine gelince aslında bencilliği ortaya çıkıyor.

Koskoca Çeteyi Minik Escort Bayan Çökertti

Öncelikle Ankara ilinde doğmadığını Antalya ilinden geldiğini söyleyen Cansu bu şehirde para kazanabileceğini düşündüğü için geldiğini ancak buradaki çetenin kendisini arasına almadığını ifade etti. Çeteyi birkaç kez ziyaret etmesine rağmen çeteye alınmayan escort bayan bu duruma sinirlendi ve polislere yerlerini ihbar eden Ankara escort bayan polisin baskın yapması için tüm sistemi anlatıyor ve polisler kısa sürede operasyon hazırlığını tamamlayıp çeteyi gün ağarmadan çökerttiler ve içeride esir gibi yaşayan kişiler çetenin elinden kurtulurken bulunan kimyasallar da polisin gözünden kaçmadı ve narkotik köpeklerinin de içeriyi taraması sırasında masaların içine uyuşturucu paketleri dolduran çete tamamen gizlediğini sandığı uyuşturucuların bulunması 10 dakika sürmedi ancak bunun farkında olan çete kimyasallar ile köpeklerin burunlarını hissizleştirerek masaları boyadıkları ortaya çıktı .

Köpeklerin kimyasallardan aşırı rahatsız olması nedeni ile escort bayan çetesi çökertilirken kimyasallarda imha edildi ancak bir parça örnek alınarak incelendi ve köpekler için bir panzehir oluşturulmaya çalışılıyor .

759 toplam görüntüleme, 1 bugün

Mersin Escort Ela

| Genel | 22 Ocak 2014

Merhabalar ben mersin escort Ela. 19 yaşında, 1,62 boyunda, 50 kilo, kendine güvenen, sıcakkanlı, konuşkan, aynı zamanda güzel kıvrımlı vücuduyla harika bir mersin escort Ela’yımmm. Aralıklı olarak escortluk yapıyorum, eğer ikinci görüşme için beni bulamazsanız şaşırmayın canlarımü çünkü eminim diğer randevu için gün sayacaksınız. Evlerinizde görüşme yapabiliyorum. İsterseniz kendi evimde veya otellerde de görüşme yapabiliriz. Kondom kullanımı şarttır, temizlik ise çok önemli benim için. Daha fazla detay için arayın, ne duruyorsunuz, size harika bir gece vadediyorum….

5386 toplam görüntüleme, 21 bugün

Yarın göreve başlayacaklar

| Genel | 8 Aralık 2013

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, çeşitli branşlarda 750 kontenjan için aldığı öğretmenlik başvuruları sonucunda, 701 öğretmenin ataması yapıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), çeşitli branşlarda 701 öğretmen atadı.

Bakanlık, 750 öğretmen kadrosu için başvuruları elektronik ortamdan 20-26 Kasım tarihlerinde almıştı. Başvurusu onaylanan adayların KPSSP10 ve KPSSP121 puanı, hizmet süresi, millilik dereceleri ve tercihleri dikkate alınarak bilgisayar ortamında değerlendirilmesi yapıldı. Sonuçlar, bakanlığın internet sitesinden öğrenilebilecek.

Değerlendirme sonucuna göre, ilk atama yoluyla 693, açıktan ve kurumlar arası yeniden atama yoluyla 7, milli sporculardan beden eğitimi öğretmenliğine 1 olmak üzere toplam 701 öğretmen adayının ataması elektronik ortamda gerçekleştirildi.

En çok atama yapılan branşlar arasında ilköğretim matematik, türkçe, fen bilimleri, fen ve teknoloji, sınıf öğretmenliği ve ingilizce yer alıyor. Atamalar sonucunda din kültürü ve ahlak bilgisi ile imam hatip lisesi meslek dersleri öğretmenlikleri ise kontenjanın boş kaldığı branşlar oldu.

Öğretmenler adayları, yarından itibaren göreve başlayabilecek.  

4787 toplam görüntüleme, 22 bugün

Ocaktan itibaren kayıt yok

| Genel | 8 Aralık 2013

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi çalışmalarıyla ilgili olarak yalan yanlış bir takım spekülasyonlar yapıldığını, kamuoyunun yanlış yönlendirildiğini belirterek, “Bütün bunları önlemek bakımından bu işi bir an önce neticelendirmek en doğrusudur. Uzadıkça bu konunun Başbakanın tabiriyle kokutulması tehlikesi var, onu kokutmamak lazım” dedi.

 

 

Bakan Avcı, AK Parti Genel Merkezinde milletvekillerine dershanelerin özel eğitim kurumlarına dönüştürülmesine yönelik çalışmalara ilişkin yaptığı bilgilendirmenin ardından, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Nabi Avcı, Salı günü dershane sektörünün 3’te 1’ini temsil eden şemsiye kuruluşlar ve dershane sahipleriyle bir toplantı yaptığını, bu toplantıya ilişkin basın açıklaması ya da toplantısı yapmayı duyurmadıklarını ancak toplantıya katılan tarafların onayını aldıktan sonra basın açıklaması yapıldığını anlattı. Basın açıklamasında medya organlarına yönelik bir akreditasyon uygulandığı iddialarının doğru olmadığını vurgulayan Bakan Avcı, toplantı bitiminde tarafların, “burada güzel şeyler konuştuk, biz konuştuklarımızı kamuoyu ile zaten paylaşacağız” ifadeleri üzerine ortak basın açıklaması yapmaya karar verdiklerini söyledi.

MEB AKREDİTASYON UYGULAMADI, UYGULAMAZ

“Önceden ilan edilmiş, planlanmış bir basın toplantısı veya açıklaması programımızda zaten yoktu” diyen Avcı, şöyle devam etti:

“Hatta o yüzden bazı arkadaşlarınız daha sonra toplantıya gelmişler. Bende, basın açıklaması için masada uzun bir süre geç kalan gazetecilerin gelmesini bekledim. Dolayısıyla herhangi bir akreditasyon olmadı, bugüne kadar hiçbir toplantımızda akreditasyon uygulamadık. Sizlerle bugüne kadar 2 defa kahvaltılı toplantı yaptık, o toplantıya da ulusal yayın yapan bütün televizyon ve gazete temsilcilerini ayrım gözetmeksizin hepsini davet ettik.

Milli Eğitim Bakanlığı akreditasyon uygulamadı, uygulamaz. Hatta 10 gün önce arkadaşlarımız, “gazeteci arkadaşlar Bakanlığa girip çıkarken kimlik göstermek zorunda kalıyorlar, uygun görürseniz Bakanlık personeline verilen serbest giriş kartından basın mensuplarına da verelim” dediler. Bende çok iyi olur, serbest giriş kartı verilmesi talimatını verdim. Serbest giriş kartı almak için fotoğraflarınızı zaten verdiniz. Akreditasyon falan yok, o haberler yanlış.

Bazılarına haber verilmiş olabilir, gece 01.00’da, basın müşaviri arkadaşımızın gece arayabilecek kadar hukuku olan arkadaşlarınızı aramış olabilir, ama biz resmen sadece TRT ve Anadolu Ajansına (AA) her halükarda haber veririz, ama AA’ya bile ertesi gün saat 09.00’da haber verilmiş, önceden planlanmış, mutlaka yapılacağı ilan edilmiş bir toplantı yoktu.”

Bakan Avcı, dershane temsilcileriyle yaptığı toplantı sonrasında düzenlenen basın açıklamasında da kendisine ilk soruyu akreditasyon uygulandığını iddia eden bir televizyon kanalının temsilcisinin yönelttiğini dile getirdi.

AK Parti TBMM Grup Toplantısının ardından kapalı oturumda milletvekillerine konuya ilişkin bilgilendirme yaptığını ancak TBMM Genel Kurul çalışmaları nedeniyle sunumunu çok hızlı yapmak zorunda kaldığını anlatan Bakan Avcı, parti grup yönetiminin bugün saat 11.00’da yeni bir bilgilendirme yapılması yönündeki belirlediği saatte milletvekillerine tekrar konuya ilişkin sunum yaptığını ve sorularını yanıtladığını bildirdi.

Milletvekilleriyle çok güzel bir görüşme yaptığını, kendisine yöneltilen sorulara cevap verdiğini aktaran Avcı, “Biz kamuoyunda yanlış bilinen veya yeterince anlatamadığımız konuları milletvekili arkadaşlarımızla paylaştık. İşin doğrusu nedir, biz ne yapıyoruz, ne yapmayı düşünüyoruz, kimlerle görüştük, görüşmelerden ne tür sonuçlar aldık, ne tür tepkiler alıyoruz, ne tür öneriler alıyoruz, onların hepsini arkadaşlarımızla paylaştık. Bence çok verimli, güzel bir toplantı oldu” diye konuştu.

AKADEMİK LİSEYE DÖNÜŞEBİLİRLER

Milli Eğitim Bakanı Avcı, yapılmak istenen işin mahiyetini, özel okula dönüşme sürecinin nasıl işleyeceği, açık lise veya akademik lise uygulamasının kriterlerini milletvekillerine anlattığını belirterek, şöyle devam etti:

“Bunlara dönüşemeyecek olanlara öngördüğümüz etüt eğitim merkezleri nasıl işleyecek, etüt eğitim merkezlerinin statüsü nedir, okuma salonları iddia edildiği gibi kapatılacak mı? Etüt eğitim merkezleri de kapatılıyormuş doğru mu, sorularına yanıtlar verdim. Arkadaşlarımız bunların doğru cevaplarını biliyorlar, ama bir kısmı kendi seçim bölgelerinde farklı sorulara muhatap oldukları için bir kere daha bunların net bir biçimde konuşulmasını arzu ettiler. Biz de kendilerine bunları izah ettik.

ESNEKLİK SAĞLAYACAĞIZ

Özel okula dönüşme kriterlerimizde bir esneklik sağlayacağız, böylece mevcut dershanelerin muhtemelen 5’te 1’i, belki daha azı bu kriterlerin esnetilmesiyle özel okula dönüşebilme kabiliyetleri var, bunu sağlamaya çalışıyoruz. Özel okula dönüşme kriterlerini sağlayamayanlar için geliştirdiğimiz açık lise veya akademik lise önerisinin içeriğini anlattık. Mevcut dershanelerin, dershane olmak için bugün de yürürlükte olan kriterleri var, bunların da asgari standartları var, MEB tarafından izin verdiğimiz standartlar vardı, dedik ki bu standartlar açık lise veya akademik liseye dönüşmek için yeterlidir. Özel okula dönüşmeyenler mevcut alt yapılarıyla akademik liseye dönüşebilirler. Bu akademik liselere kimler gidecek, kimlerin öğrenci olması uygun görülecek konularla ilgili dershaneci arkadaşların önerilerini paylaştık. “Bu da olmaz, bunu da istemiyoruz, bize başka imkan sağlayın” diyenlere de etüt eğitim merkezi olabilirsiniz, bu öneriyi getiriyoruz. Etüt eğitim merkezleri ücretsiz olmak koşuluyla açılabilir.”

KİMSEYİ MAĞDUR ETMEYECEĞİZ

SODES Projesi kapsamında Kalkınma Bakanlığının finansmanıyla Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde bin 200 küsur sayıdaki etüt eğitim merkezlerinin çalışmaya devam edeceğini de anlatan Avcı, dershanelerden özel okula, akademik liseye dönüşemeyenlerin de etüt merkezine dönüşmek istemeleri halinde SODES Projesi kapsamında bu kurumlara da desteklerinin süreceğini dile getirdi.

Bakan Avcı, “Milletvekili arkadaşlarımıza mümkün olduğunca hiç kimseyi mağdur etmeyecek bir geçişle Türkiye’nin bu sorununu çözeceğimizi anlattık” dedi.

BU KONUYU ÇOK KOKUTMAMAK LAZIM

AK Parti grubu içinde konuya ilişkin farklı sesler olup olmadığı sorusu üzerine de Bakan Avcı, “Zamanlamaya ilişkin, bunun belli bir vadeye yayılması, seçim sonrasında yapılması gibi milletvekillerinin ilettikleri düşünceler var. Sayın Başbakanımız Rusya dönüşünde ‘bu konuyu çok kokutmamak lazım’ dedi. Konuyla ilgili yalan yanlış bir takım spekülasyonlar yapılıyor, olacak şeyler olmayacakmış gibi, olmayacak şeyle olacakmış gibi takdim ediliyor, bütün bunları önlemek bakımından bu işi bir an önce neticelendirmek en doğrusudur. Uzadıkça bu konunun Başbakanın tabiriyle kokutulması tehlikesi var, onu kokutmamak lazım. Bunu arkadaşlarımızla paylaştık, onlar da bunu anlayışla karşıladı” yanıtını verdi.

ARSA TEŞVİKİ, KREDİ KOLAYLIĞI

Bakan Avcı, özel okula dönüşecek dershanelere de arsa teşviki, kredi kolaylığı ve vergi borçlarının yeniden yapılandırılması gibi kolaylıklar da sağlayacaklarını belirterek, “Ama bunlar sadece Milli Eğitim Bakanlığının karar vereceği konular değil, bunlar en başta Maliye Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı dolayısıyla Bakanlar Kurulunda enine boyuna, artılarıyla eksileriyle görüşülmesi, kararlaştırılması gereken konular” dedi.

Avcı, bir soru üzerine de etüt eğitim merkezlerinin bir üst eğitim kurumunun sınavlarına hazırlama kursları veremeyeceğini söyledi.

BİRÇOK ARKADAŞ YANI DURUMDA

Bakan Avcı, bazı basın kuruluşlarında, Milli Eğitim Bakanlığının basına akredite uyguladığına yönelik iddialarla ilgili, Samanyolu TV muhabiri olduğunu söyleyen bir gazetecinin, “Orada ilk soruyu onlar sormuştu demiştiniz ama bizim televizyon sizin Bakanılğa çok yakın. Televizyonda görüp yetiştik” şeklindeki sözleri üzerine, “Ama biz resmen duyurmadığımız için birçok arkadaş aynı durumda” dedi.

Doğan Grubundan bazılarının da toplantıya sonradan geldiğini ifade eden Avcı, “Ben o yüzden sizi bekledim. Masaya oturduktan sonra, ‘Bazı arkadaşlar sonradan haberdar oldular, yoldalarmış’ diye rica ettiler ve ‘biraz bekleyelim’ dediler ve biz de bekledik” diye konuştu.

O BİR EMRİ VAKİ OLUR

Aynı gazetecinin, Bakanlıktan birilerinin aralarının iyi olduğu gazetecileri toplantıyla ilgili bilgilendirdiğini öne sürmesi üzerine Avcı, şunları kaydetti:

“Resmen yapılacağına dair bir açıklamamız yok. Sebebini de açıkladım. Toplantı uzayabilirdi. Ben grup toplantısına geçeceğim için toplantı zaten yapamazdık. Ayrıca içeride görüştüğümüz arkadaşlar da birlikte basın toplantısı yapmayı uygun bulmayabilirdi. Bu nezaket. Uluslararası ilişkilerde de böyledir. Yani bir yabancı heyetle görüştüğünüzde dışarı çıkınca açıklama yapalım mı diye sorarsınız karşınızdakine. Basına kapalı olan toplantıların medya ile nasıl paylaşılıcağı konusu ilgili bütün tarafların anlaşmasıyla kararlaştırılır. O bir emri vaki olur. Önceden arkadaşlara bir basın açıklaması yapacağımızı toplantıdan sonra onları yanımıza alıp, ‘hadi gelin bakalım basına müştereken açıklama yapalım’ dersek onlar zor durumda kalabilirdi.”

BAKANLAR KURULUNA SUNUM YAPACAĞIZ

Bakan Avcı, dershanelerle ilgili taslağın Bakanlar Kuruluna, önümüzdeki hafta sunulup sunulmayacağının sorulması üzerine “Bakanlar Kuruluna sunum yapacağız” yanıtını verdi.

Taslak üzerinden yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı yönündeki soruyu da yanıtlayan Avcı, şöyle konuştu:

“Biz hazırladığımız taslağı bütün bu görüşlerle zenginleştirerek Bakanlar Kurulumuza, alternatiflerimizi zenginleştirmiş olarak sunacağız. Yani mesela biz işte açık lise üzerinde çalışıyorduk, ‘akademik lise olsun, araya başka meslek liselerinden, spor liselerinden, güzel sanatlar liselerden onlar da kültür dersleri alsın, hem spor lisesine devam edeyim hem de üniversite sınavına da gireyim diyen, onlar da buradan ders alabilirler, alsalar’ gibi öneri geldi, sektörden. Biz de onu değerlendirelim diye notumuzu aldık.”

Avcı, başka bir gazetecinin, “Pazartesi günü imzaların tamamlanıp bir hükümet tasarısı haline getirilmesini bekleyelim mi” şeklindeki soruya da “Bakanlar Kurulunda bütün bu getireceğimiz konular onaylanır, ‘tamam hemen bunu tasarıya dönüştürün’ derlerse biz hazırlığımızı yaparız” yanıtını verdi.

Avcı, “Maliye ile konuşulması gerektiğini söylemiştiniz. Maliye Bakanlığı ön hazırlığı yapıyor mu” şeklindeki soruya da, “Maliye Bakanlığı da bizim bu konularda ne tür beklentilerle veya önerilerle geleceğimizi biliyor. Onların da tabii ki kendilerine göre hazırlıkları var” karşılığını verdi.

TÜRKİYE’YE MALİYETİ İYİ OLACAK

Bakan Avcı, dershanelerin dönüştürülmesiyle ilgili öngörülen bir maliyetin olup olmadığının sorulması üzerine de, “Yüzde kaçı özel okula dönüşecek, ne kadar akademik liseye dönüşecek, ‘hayır bu işi bırakıyoruz, alın mekanlarımızı siz kendi programınıza göre değerlendirin’ şeklinde kaç kişi diyecek, bunları bilmeden bir maliyet hesabı yapılamaz. Ama Türkiye’ye maliyeti iyi olacak” şeklinde değerlendirmede bulundu.

Okullarda bugün yapılan 8. sınıf merkezi sınava da değinen Avcı, sınavların Türkiye genelinde sağlıklı bir şekilde yapıldığını belirterek, yarın da başka derslerden sınav düzenleneceğini söyledi.

AİLELERE RİCADA BULUNDU

Ailelerden ve medya kuruluşlarından bugün yapılan sınava ilişkin değerlendirme yapmamaları için ricada bulunan Avcı, şunları söyledi:

“Bugün biliyorsunuz, biz SBS’yi kaldırıp ve yerine 6 temel dersten yazılı bir sınavın her dönemde bir yazılı sınavın merkezden gönderilen sorularla ve kendi okullarında, kendi sınıflarında yapılmasını sağlayan bir düzenleme yaptık. O düzenlemenin ilk uygulamasını bugün yapıyoruz. Çocuklarımız şimdi sınavlardan çıktılar. Bu yazılılardan çıktılar. Bana gelen bilgilere göre çok şükür Türkiye genelinde çok uygun herhangi bir sorun çıkmadan yazılılarımızı yapmış olduk. Yarın da 2. gurup, yani diğer derslerin yazılıları yarın kontrollü biçimde inşallah yapılacak. Burada özellikle sizlerden, medya çalışanı ve yöneticilerinden bir ricam var; çocuklarımız yarın diğer derslerin sınavlarına girecek. Onun için bugünkü girdikleri sınavlarla ilgili ‘işte doğru cevap şuydu, yanlış cevap böyle olur, filan’ gibi bugünkü sınavı televizyonlarında çocukları meşgul edecek şekilde gündeme getirmezlerse, soru çözmek filan gibi şeylere girmezlerse iyi olur. Çünkü çocuklarımız istiyoruz ki bugün sınava girdiler evlerinde dinlensinler, yarın öteki sınavlarına girsinler. Cuma günü o sınavlar da bittikten sonra siz soruları da paylaşın, cevaplarınızı da paylaşın. O zaman çocuklarını da sizin vasıtanızla neyi doğru yaptık neyi yanlış yaptık, o tür tartışmalara cuma günü yazılılar bittikten sonra girsinler. Şimdi bugün onları bugün sabah girdikleri sınav sonuçlarıyla meşgul edersek yarınki sınava daha psikolojik olarak rahat hazırlanamayabilirler. Çocuklarımız rahat bırakalım. Çok olağanüstü bir sınav olmuş filan gibi havaya sokmayalım.”

MESELEYİ ÇARPITMAYIN

Bakan Avcı, dershanelerle ilgili tartışmalara ilişkin, “Kapatma değil dediniz ama etüt merkezinde üniversiteye yönelik hazırlık yapılmaması bir anlamda kapatma anlamına gelmiyor mu” şeklindeki soru üzerine de şöyle konuştu:

“Değil. İlla kapatma dedirtmeye çalıştığınızın farkındayım. Ama yapmayın bunu. Yani meseleyi çarpıtmayın. Çok rica diyorum. Hakikaten meselenin kamuoyu tarafından doğru anlaşılmasında büyük yarar var. Doğru doğruya bu kurumlar açısından yarar var. Bu kurumların daha sonra dönüşecekleri statülerini şimdiden dejenere etmeyelim. Dönüştü ama bu statüyle, bu kurumlara iş yok havasına sokmayalım. Bu kurumlar dönüştükleri statülerde çok güzel hizmetler yapacaklar. Özel okul olanlar çok güzel milli eğitim üzerinden bir yükü almış olacaklar.”

ÇOCUKLAR KURTULMUŞ OLACAK

Bakan Avcı, dünyada özel sektörün eğitime katkı oranının ortalama yüzde 15 olduğuna, Türkiye’de ise yüzde 3 olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bırakın, eğitim alanında çalışacak girişimciler de gerçekten paralel değil eğitimle, milli eğitimle entegre okullaşsınlar, ister özel okul olarak okullaşsınlar, şartları el veriyorsa. Şartları el vermiyorsa akademik lise formülü üzerinden okullaşma yolunda bir adım atmış olsunlar. Böylece hem Milli Eğitim Bakanlığının derslik konusundaki sorunun çözümüne katkıda bulunsunlar hem de böyle atılgan kapasiteyle, 55 bin derslik var dershanelerde yazık günah çocuk hem okula gidiyor hem dershaneye gidiyor, bu 55 bin dershaneyi biz milli sermaye olarak bakalım ve daha verimli değerlendirelim. Buralar okullaştığı zaman çocuklar, bu ikili koşuşturmadan kurtulmuş olacak.”

OCAKTAN İTİBAREN KAYIT YOK

Dershanelerin hangi tarihten itibaren yeni öğrenci alamayacağının sorulması üzerine de Bakan Avcı, şöyle dedi:

“Onu daha önce ilan ettik. Ocak ayından itibaren yeni kayıt alınmayacağını söyledik. Orada dershane işletmecilerinin bir sorunu var. Diyorlar ki biz ocak ayından itibaren kayıt alırız ve aldığımız o kayıtlarla topladığımız paralarla bir sonraki yılı planlarız. Dolayısıyla siz eğer ocak ayından itibaren kayıt almaya müsaade etmezseniz bir sonraki yılı planlayamayabiliriz, finansman bakımından. Bu sorunu da biz nasıl çözeriz onun üzerinde çalışıyoruz. Bu açık liseye ve akademik liseye dönüşenler için nasıl bir ön finansman kolaylığı sağlanabilir, bu durumda olan dershaneler için ne tür ek tedbirler geliştirilebilir, verginin yeniden yapılandırılması gibi seçenekler de bu bağlamda düşündüğümüz konular, bunların hepsini dediğim gibi Bakanlar Kurulu toplantısında da konuşma fırsatını buluruz.”

“Özel etüt merkezlerinden ücret alınmaz, bu bugünkü yapılan konuşmada ve hazırlanan taslakta yine aynı şey geçerli mi” şeklindeki soru üzerine Avcı, şunları söyledi:

“Aynı şey geçerli ama yalnız orada bakın üç tip etüt eğitim merkezi oluşmuş. Bunlardan bir tanesi bizim sistemimizde olmayan diğer ikisi ne? Birincisi çalışan anne babaların, küçük yaştaki çocuklarını işe giderken bıraktıkları etüt eğitim merkezleri var. Buralara çocuklarını bırakıyorlar, oralarda o çocuklara bir takım bakım hizmetleri de veriliyor, ayrıca derslerine yardım işte ödevlerine yardım filan gibi işler de yapılıyor ve bunun karşılığında da o etüt merkezlerinde bir ücret alınıyor. Bu anlaşılabilir bir düzenleme, yani netice itibarıyla orada bir bakım hizmeti de veriliyor. Dolayısıyla anne babalar da zaten başka çareleri olmadığı için belki çocuklarını işe giderken buralara güvenli yerler olarak, bir de çocuklarıyla ayrıca pedagojik olarak ilgilenecek kişiler orada görev yaptığı için oralara bırakıyorlar. Bunlar devam ediyor, bu bir.

İkincisi biraz önce söylediğim gibi bizim SODES Sosyal Destek Projeleri, Kalkınma Bakanlığı tarafından yürütülen SODES projeleri kapsamında açılmış olan etüt eğitim merkezileri var. Bunlar özellikle güneydoğuda ve doğuda hizmet veriyorlar. Buralarda finansmanının büyük bir kısmını bin 222, böyle açılmış doğuda ve güneydoğuda açılmış bin 222 etüt eğitim merkezinin finansmanı, doğrudan doğruya Kalkınma Bakanlığı tarafından Valilikler ve Kaymakamlar marifetiyle ya doğrudan açılıyor veya bir sivil toplum kuruluşu gelip, ‘ben şurada şöyle bir etüt merkezi açacağım, şöyle bir alt yapıda hizmet vereceğim, bana destek olun’ dediği zaman da onlara destek veriliyor. Bunların da büyük bir kısmı, bu bin 222 etüt eğitim merkezinin büyük bir kısmı, sivil toplum kuruluşlarına verilen finansman desteğiyle açılmıştır. Yani parasını biz veriyoruz devlet olarak ama işletmeyi ve kuruluşu sivil toplum kuruluşu yapıyor. Bunlarda da ücretsiz. Bunlardan da ücret alınmıyor, ve bunlar da devam ediyor ve devam edecek.”

Etüt merkezlerinde üçüncü bir kategori olarak hiç kimseden izin almadan, özel etüt eğitim merkezi şeklinde tabela asarak, ücret karşılığında dershanecilik yapanlar olduğunu dile getiren Avcı, şöyle devam etti:

“Bu şimdi mevcut dershanecilere de ayıp. Çünkü netice itibarıyla bugünkü dershaneler de bizim kontrolümüzde belli standartlara göre açılıyor ve vergi veriyor filan. Bunlar vergi de vermiyor, güya bir gönüllü kuruluş gibi tabela asıyor ama aslında ücretli bir ticari faaliyet yürütüyor. Bunları kapatıyoruz. Bunların dönüşmesi filan değil, bunlar etüt eğitim merkezi değil bunlar kaçak dershane. Mevcut dershanelere de haksızlık yapan kaçak dershane. Onlar olmayacak ama okuma salonları devam edecek, zaten onlarla ilgili yasal düzenleme yoktu, bundan sonra da olmaz, onlar gönüllü hizmetlerdir.”

ÖĞRETMEN ÖZEL DERS VEREMEZ

Avcı, çalışan anne babaların çocuklarını emanet ettikleri etüt eğitim merkezleriyle de ilgili bir çalışmaları olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Oralar da yalnız bir yaş sınırı getirmeyi düşünüyoruz. Oraların da bir tür kaçak dershaneye dönüşmemesi için 12 yaş sınırını getirmek istiyoruz. Yani gerçekten bakıma muhtaç, çalışan anne babaların çocuklarını bırakabilecekleri, bıraktıkları zaman emniyet içinde olacakları, belki derslerine ödevlerine de yardımcı olunacak eğitim kurumları olarak özel eğitim etüt eğitim merkezleri bu anlamda devam edecek. Diğerleri de SODES kapsamında bizim desteklediğimiz türden olanlar ve ücretsiz olan etüt eğitim merkezleri devam edecek.

Bir de bütün bunlar olduktan sonra, olurken, ‘ben her şeye rağmen takviyeye ihtiyaç duyuyorum ama özel okula gidemiyorum, akademik liseye gitmiyorum, gidemiyorum veya gitmek istemiyorum, kendi okulumda okumaya devam etmek istiyorum ama takviyeye de ihtiyacım var’ diyenler için de biz Milli Eğitim Bakanlığına bağlı halk eğitim kurslarında ve kendi okullarımızda takviye dersleri vereceğiz. Yani takviye dersi nasıl, çocuk kendi öğretmeninden diyelim alamadığını belki başka bir öğretmenden alabilir. O yüzden hiçbir öğretmen kendi öğrencisine özel ders veremez, zaten etik de değildir, bugünkü uygulamada da yoktu zaten, yani resmen yok.”

Dönüşüm sonrası mevcut dershane öğretmenlerinin istihdamıyla ilgili de Avcı şunları söyledi:

“Dolayısıyla okullarımızda açacağımız takviye kurslarında da öğrenciler, muhtemelen diyelim çok az sayıda da olsa dershanesi dönüşememiş veya dönüşmüş ve kendisine orada görev verilmemiş olan dershane çalışanı eğitimciler de işte bu özel etüt merkezlerinde, bizim açtığımız etüt eğitim merkezlerinde, bizim açtığımız halk eğitim merkezlerinde ve bizim açtığımız okullardaki kurslarda görevlendirilebilecekler. Yani onların şeylerle rakip gibi gösterilmesi şu anda bir şekilde ileride atanmayı düşünen öğretmen adaylarına rakip, sanki onların kontenjanından bir şeyler yiyeceklermiş gibi takdim edilmesi çok doğru değil. Onlar daha çok en tecrübeli oldukları bu alanda yani takviye kursları alanında, yani halk eğitim merkezlerinde, bizim açtığımız kurslarda ve tabii dönüşebildilerse etüt eğitim merkezlerinde veya akademik liselerde veya eğer o da olduysa özel eğitim, özel okullarda görevlerine devam edecekler.

Hatta biz bu akademik lise uygulamasıyla birçok kurumun buna dönüşecek dershanenin akademik liseye dönüşecek birçok dershanenin akademik liseye dönüştükten sonra ayrıca öğretmen ihtiyacı duyacaklarını, çünkü 15 saat yüz yüze eğitim zorunluluğu getiriyoruz, 15 veya 20 saat. Dershane sektöründen bir grup ’20 saat bizim için uygun’ derken bir grup, biraz daha ’15 saat, yüz yüze 15 saat de uzaktan eğitim olsa biz işimizi daha kolay yaparız, bu dönüşüm daha rahat gerçekleşir’ diyorlar. Onu çalışıyoruz. Ama her halükarda 15 saat de olsa 20 saat de olsa akademik liselerde yüz yüze eğitimi getirdiğimiz zaman ayrıca bir öğretmen ihtiyacı da doğabilir o kurumlarda. Dolayısıyla belki oraya öğretmen takviye etmek gerekir.”

“Etüt merkezilerinde üniversiteye hazırlık kursları olmayacak ama normal okul müfredat dersleri verilebilecek mi” şeklindeki soruya ise Avcı, “Takviye dersler verilebilir tabii” şeklinde karşılık verdi.

Avcı bir gazetecinin dün “Dün Sayın Maliye Bakanı’nın açıklamaları oldu. Öğretmen alımlarıyla ilgili bu yılki bütçede bu kadar öğretmen alımının görülmediğini ya bütün memur alımlarının öğretmenler için kullanılacağını ya da vergilerin artırılacağını söyledi. Uzun yıllar üzerinde tartışılan, 10 yıldır üzerinde tartışılan bir dershane düzenlemesi neden böyle bir boşluk taşıyor” şeklindeki sorusu üzerine, “Boşluk taşımıyor. Sadece zamanlama ile ilgili belki yanlış anlama olmuş olabilir, onları Bakanlar Kurulunda görüşürüz artık. Onda bir sorun yok” karşılığını verdi.

Bir gazetecinin, öğretmenlerin mülakatla alınmasının fırsat eşitsizliği doğurup doğurmayacağına yönelik sorusu üzerine Avcı, “Onların nerede nasıl alınacağını söyledim şimdi. Biraz önce verdiğim cevabı tekrar bana, tekrar ettiriyorsunuz” dedi.

Avcı, bugün yapılan sınavda öğrencilere yönelik bir arama yapılmadığının anımsatılması üzerine, şunları söyledi:

“Bunlar zaten normal olarak çocuklarımızın gireceği yazılılardı. Yani biz söyleye söyleye hani ‘dilimizde tüy bitti’ denir ama bir kere daha söyleyelim, yeni bir sınav icat etmedik. çocuklarımız zaten yazılılara giriyorlar. Bu yazılılardan her dönemde birer tanesini kontrollü yapalım. Kontrollü ne demek, soruları buradan gönderelim, cevapları burada değerlendirelim her çocuk kendi sınıfında girsin, ama başındaki öğretmen başka bir okulun veya başka bir sınıfın öğretmeni olsun ki çocuklarla, kendi sınıfının öğrencileriyle bir arada olmasınlar. Böylece öğretmenlerimiz de bir takım psikolojik baskılara maruz kalmasınlar, diye böyle bir düzenleme. Ama bunu olabildiğince sıradan gündelik hatta velilerimizden rica ettik, ‘bakın bugün çocuklar, bu yazılılara girecekler çok böyle hayat memat meselesiymiş gibi çocukları elinden tutup hergünkinden farklı olarak okula filan götürmeye kalkmayın, çocukları böyle gerilime sokmayın’ normal okullarına gitsinler, sıınıflarına sınavlarına girsinler’.”

EMNİYETE VE ÖĞRETMENLERE TEŞEKKÜR

Sınav nedeniyle emniyet görevlilerine çok teşekkür ettiğini belirten Avcı, soruların ulaştırılması ve merkeze alınmasında kendilerine çok yardımcı olduklarını söyledi. Sınavlarda gözetmenlik yapan tüm öğretmenlere de teşekkür eden Avcı, “Gerçekten çok başarılı bir uygulama oldu. Gelen haberler öyle. hatta bazı öğretmenlerimizden de böyle bir düzenleme yapıldığı için uygulamadabunu gördükten sonra ayrıca teşekkür mesajları geliyor. Ben de onlara teşekkür ediyorum. Gerçekten güzel, sakin bir sınav yapyoruz. Bunu böyle olağanüstülüklerle filan şey yapmamak lazım. O yüzden arama, marama olmaz. Normal yazılıya giriyor çocuklar işte. Buna rağmen kopya çekenler varsa onları buluruz” diye konuştu.

Avcı, soruların ardından gazetecilere, “Tekrar hatırlatıyorum, Milli Eğitim Bakanlığımızın kapısı hepinize açık, akreditasyon, makreditasyon yok. Ne zaman, tabii gece 1’de de gelmeyin ama her zaman kapımız açık. Yani ‘gece 1’de gelmeyin’ deyişimin sebebi şu, biz gece 1’de de çalışıyoruz. ‘Nasıl olsa çalışıyor, bir gidelim hocaya’ demeyin, normal mesai saatlerinde bekleriz. Akreditasyon yok” dedi.

 

 

4900 toplam görüntüleme, 21 bugün

Aynı Dili 21 Aksanda Konuşabilmek

| Genel | 8 Aralık 2013

Aç bırakılmak, cinsel dürtülerin yasaklanması
gibi durumlar dışındaki suçların
(Bence bunlar suç olarak değerlendirilemez.
Çünkü engellenemez isteklerdir)
faili ruhtur.
Peki ruh, insan hayatında tamamen olumsuz durumlara
denk gelen bir kavram mıdır?
Kesinlikle hayır.
Şiiri düşünün.
Sevdiğine ulaşamayan şairler olmasaydı, şiir olur muydu?
Bilimi düşünün.
Daha rahat bir hayatın peşinde koşan ruhumuz olmasaydı,
gelişim olabilir miydi?
Sonuç olarak diyebiliriz ki:
Sanıldığının aksine izmir escort bayan dizginlenmesi gereken
Beden değil, ruhtur.
Asla unutmayalım:
Ruhtur; bedenin ben doydum uyarılarına rağmen,
yemeye devam eden.
Ruhtur; artık gözlerim görme, omurilik soğanım
denge yetisini kaybediyor izmir escort kızlar uyarılarına rağmen,
uyuşturucu kullanan.

4567 toplam görüntüleme, 21 bugün

Öğrenciler dikkat!

| Genel | 8 Aralık 2013

Milli Eğitim Bakanlığı, merkezi ortak sınavın soru ve cevaplarını yayımladı.

Bakanlığın, Türkiye genelinde 8. sınıflar için düzenlediği birinci dönem merkezi ortak sınavları tamamlandı.

Sınavda yer alan Türkçe, matematik, din kültürü ve ahlak bilgisi, fen ve teknoloji, T.C inkılap tarihi ve Atatürkçülük, yabancı dil sorularına ait kitapçıklar, bakanlığın internet sitesinde yayımlandı. Soruların cevaplarına da buradan ulaşılabilecek.

Bakanlık, ayrıca görme engelliler için hazırlanan soru kitapçıklarını da yayımladı. 

898 toplam görüntüleme, 0 bugün

13 kadro boş kaldı

| Genel | 8 Aralık 2013

ÖSYM, Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS-2013/2) yerleştirme sonuçlarını açıkladı.

ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri uyarınca, bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme işlemleri tamamlandı.

Adaylar yerleştirme sonuçlarını ÖSYM’nin https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden T.C kimlik numaraları ve şifreleriyle öğrenebilecek. Yerleştirme işlemine ait yerleştirme sonuç belgesi basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecek.

13 kadro boş kaldı

Öte yandan KPSS sonuçlarına ilişkin sayısal verilere göre, ortaöğretim düzeyinde 2 bin 379 kadro için 461 bin 571 aday tercihte bulundu. Belirlenen kadrolarının tamamına yerleştirme yapıldı.

Önlisans düzeyinde ise 266 bin 925 aday tercih yaparken belirlenen 2 bin 383 kadronun 2 bin 377’sine yerleştirme yapıldı. Altı kadro ise boş kaldı.

Lisans düzeyinde de 230 bin 266 aday tercih yaparken belirlenen 6 bin 653 kadroya 6 bin 646 aday yerleştirildi. 7 kadroya ise yerleştirme olmadı. Önlisans ve lisans düzeyinde yerleştirmelerin sonunda 13 kadro boş kaldı.

2013/2 yerleştirmelerinde, 182 kamu kurum ve kuruluşunda, 11 bin 415 kadro ve pozisyon için tercih alındı.  

1108 toplam görüntüleme, 1 bugün

Misscupcake yalancıları çıktı

| Genel | 8 Aralık 2013

Vardığımız bu noktada; iyilik, kötülük gibi kavramların da
kapısını aralamış bulunuyoruz.
Bedenin, yaşamsal ihtiyaçlarını gidermek için
eylemlerde bulunduğunu,
verdiğimiz örneklerle ortaya koyduk.
Ruhun eylemlerinin ise; bedensel eylemlerin ötesine taşan
bir durum sergilediğini gördük.
Bedenin yaşamını sürdürmek için
bir tavuğu boğazlamasını 🙂
canilik olarak göremeyeceğimiz açıktır.
Peki; güzel bir kadının kendini istememesine karşın, ona
sahip olmak için onun köpek maması kocasını öldüren ruhun eylemlerini,
yaşamsal olarak görebilir miyiz ?
Hiç sanmıyorum.
Hayatımızda var olan suçların hepsi,
ruhumuzun doyurulmaz ihtiraslarından kaynaklanır.
Daha fazla paraya sahip olmak, daha fazla kadına sahip
olmak, herkesin kedi maması saygısını kazanmak.
Bunlar bedenin istekleri değildir.
Tüm bu saydıklarımızı kazanmak için suç işlemek,
bedenin bir tercihi değildir.
Bu yüzden bedeni,
tüm günahların kaynağı görmek pet shop son derece yanlıştır.

840 toplam görüntüleme, 0 bugün

Ne zaman dönüşecek?

| Genel | 8 Aralık 2013

Başbakan Yardımcısı Arınç, dershaneler konusunun ocak ayında TBMM gündemine geleceğini ve dönüşümleri için 2015’e kadar süre verileceğini bildirdi.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Arınç’ın, “dershanelerin dönüştürülmesi”ne ilişkin açıklamalarından başlıklar şöyle:

“Bugün Sayın Bakanımız bu görüşmelerini takiben kendi bakanlık bürokratlarıyla da yaptığı çalışmaları tekrar Bakanlar Kuruluna getirdi. Bu konu üzerinde de tüm bakan arkadaşlarımızın düşüncesi alınmış oldu”

“Dershanelerin kapatılması diye bir konu gündemde değil. Böyle bir şey iddia etmemek lazım. Yanlışlıkla kullanılmışsa da kullananların tashih etmesi lazım”

“İnsanların bir ekonomik faaliyet olarak yürüttüğü çalışmayı kapatmaktan bahsetmek mümkün değil, doğru da değil. Anayasa buna karşıdır, kanunlarımız buna karşıdır, Türkiye’nin serbest ekonomik piyasa içerisindeki konumu buna karşıdır. Kapanmalarının da kelime olarak doğru olmadığını düşünüyorum. Çünkü bu nihayetinde birilerini zorlayarak kapanmaya mecbur etmek gibi bir unsuru içerisinde taşıyabilir. O zaman nedir? Çok açık olarak şunu söylemem gerekir: Biz dershanelerin artık bugünkü eğitim sisteminde ve geldiğimiz noktada öğrencilerimize takviye ders veren veya metot ve usul gösteren birer kurumlar olarak ihtiyaç kalmadığını düşünüyoruz. İhtiyaç olan şey nedir? Yeni okulların açılması, yeni dersliklerin yapılması ve öğrencilerimizin okul içerisinde bütün bilgilere haiz üniversite imtihanlarına hazırlanan birer bireyler olmasını temin etmek. bunu da ancak özendirmeyle yapabiliriz. Zorlayarak, baskı altına alarak değil.”

“Bu projenin adı hukuktaki tabiriyle bir dönüşüm projesidir. Yani dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi projesidir. Bunu da teşvik etmek için pek çok tedbirler öngörülüyor. Yani ‘evet ben özel okula dönüşebilirim, öğretmenim var, arsam var, binam var. Ben sizin vereceğiniz birtakım teşviklerle tedbirlerle aynen 24 derslikli, 30 derslikli bir okul olarak faaliyete başlayabilirim’ bu noktaya geldikleri takdirde onlar özel okul olarak hizmetlerine devam edeceklerdir. Yani bir tabirle kolej bir tabirle de özel öğretim kurumları olarak. Madem ki bu özendirilecektir, teşvik edilecektir ve bir dönüşüm gerçekleştirilecektir, bunun içerisinde baskı unsurlarının olmaması gerekir. Esasen Sayın Başbakanımızın ta başından beri ifade ettiği: buralarda çalışan öğretmenlerin hakkı korunacaktır. Buralarda çalışan elemanların, ister gece bekçisi isterseniz oradaki personelle ilgili bir memur olsun, onlar muhafaza edilecektir. Onlara arsası yoksa arsa verilecektir, hatta inşaatlarını yaparken ek teşvikler de gösterilebilecektir. Şimdi böyle bir dönüşüm projesine karşı şunu düşünmemiz lazım: Dershanelerden buna uyan kararlar alanlar olabilir veya ‘ben özel okul olamam, böyle bir kararım da yok’ diyenler, süreç içerisinde bu dershane faaliyetlerinden vazgeçmiş olurlar.”

“Bugün itibarıyla üniversitelerin kontenjanları, açık kalan kontenjanları fevkalade düşüktür. Unutmayalım AK parti hükümeti işbaşına geldiğinde 85 civarında Türkiye’de üniversite vardı. Şu anda 180 hemen hemen sayısı olan üniversitemiz var. Bu sayı birkaç yıl içerisinde daha da artacak olursa emin olun üniversite sınavlarında her sınava giren istediği fakülteye girebilecek bir noktaya gelecek. Bütün bunları kapsamlı olarak düşünüyoruz hükümet olarak.”

“Şimdi bu kadar öğretmen 8 yıl, 12 yıl boyunca, 4+4+4 ‘ü düşünürsek, ders öğretmiyor, öğrencilerimize faydalı olmuyor, onların branşları konusunda kendilerine hiç faydaları olmuyor da sadece arada bir gittikleri dershaneler onlara üniversiteyi kazandırıyor veya fen liselerini kazandırıyor gözüyle bakarsak bu mevcut okullarımızı da o okullarımızın fedakar öğretmenlerine de yapılabilecek en büyük haksızlık olur”

“Okullarımız var, öğretmenlerimiz var kaliteyi artıracağız ve çocuklarımız birer yarış atı gibi sınavdan sınava koşmayacak, o sınavlar için ek dershane hizmetlerine ihtiyaç duymayacak bir noktaya geliyoruz ve geleceğiz”

“Bir dönüşüm projesini gerçekleştirmek istiyoruz”

“Bunu doğrudan dershanelere karşı bir husumet gibi lütfen hiç kimse algılamasın. İkincisi: Bu dershanelerin sayısı şu kadar bin, buradaki öğrencilerin sayısı on binlerce. Peki bu dershanelerin sahipleri sadece ‘hizmet hareketi’ diye bildiğimiz, sizin gazetelerde ‘cemaat’ diye yazdığınız, ‘cemaatle hükümet arasında kavga da var canım’ diyerek söylemek istediğiniz şeyleri bu kapsama koyamazsınız. Bin birimlik dershane varsa hizmet hareketi bunlardan sadece yüzde 22’sine sahiptir, geriye kalanlar yine hür teşebbüsün bir araya gelerek kurdukları insani ve ekonomik faaliyetlerdir. Her birisinin, dershanecilik yaparak bu konuda branşlaşma içerisinde olduklarını ve öğrencilerimizden aldıkları ücret karşılığında da onlara hizmet sunduklarını düşünmeliyiz. Yani bu dershanelerin sahiplerinin arasında farklı düşünceler var, farklı siyasi görüşler var, farklı inanç grupları var ve bu çok da doğaldır. ‘Dershaneler kapatılıyor, yandık, bittik, öldük’ diyenler sadece bunların şu kadarıdır ama diğerleriyle yapılan temaslarda, onlar da Türkiye’nin geldiği nokta itibarıyla bir dönüşüme ihtiyacı olduğunu söylüyorlar.”

“Sayın Bakanımızın temas ettiği, bizim de temas ettiğimiz pek çok insan bu dershanelerin özel okullara dönüşme veya akademik liselere dönüşme konusundaki teşviklerini ve tedbirlerini benimsiyor sadece bunun için bir geçiş sürecine ihtiyaçları olduğunu da kabul ediyorlar. Şimdi bu kadar sözü niçin söylüyorum? İki şey için: Biz meseleye rasyonel bakıyoruz, bir tarafın penceresinden bakmıyoruz. O pencereden bakanlar da yanlış yapıyorlar. Meseleye akılcı bir yaklaşımla ulaşmamız gerekir, çocuk benim çocuğum, bu milletin evladı.”

“16 milyon genç eğitim sistemi içinde. Bu bizim bir zenginliğimiz. Biz buna karşı nitelikli eğitim vereceğiz çocuklarımızı geleceğe hazırlayacağız. Bunun için dershanelerin konumu nerede olmalıdır? Meseleye buradan bakıyoruz. Meseleye buradan bakınca da dershaneler konusunda, artık fonksiyonlarını giderek yitirdiğini bunlara ihtiyaç kalmadığını, ikinci bir hamle olarak bunların okullaşma sürecinin başlaması gerektiğini düşünüyoruz. Buna karşı sürekli, adeta tehdit noktasına gelen, başka birtakım yeni çıkmalarla da hükümet aleyhtarı bir gösteriye dönüşen, bir güç gösterisi haline gelen davranışları yadırgadığımızı söylemek istiyorum. Yakınlıklarımızı herkes bilir ama hükümeti hedef tahtasına koyarak, yapmak istemediğimiz, hatta aklımızın ucundan bile geçmeyen bir konuyu bizimle bir kavga meselesi haline getirmek çok doğru bir davranış değildir.”

Mesele halledilecektir

“Bugün geldiğimiz nokta şudur: Evet bu mesele halledilecektir”

“Bunun için taslak son şeklini alacak ve biz ocak ayında bunu, Meclis gündeminin mümkün olması halinde yasalaşması için hükümet olarak sevk edeceğiz. Yani dershanelerin dönüşümü konusu ocak ayı içerisinde mümkün olursa Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelecek ve bu yasanın arkasında duracağız. En son noktasını söyleyerek merakınızı tatmin edeyim: Bu dönüşüm sürecinin sağlıklı olabilmesi için de iki yıllık bir süre öngörüyoruz yani Eylül 2015 demek 2015-2016 yeni eğitim öğretim yılının başladığı tarih. O tarihte dershanelerin okullaşma sürecindeki son noktaya gelmesini arzu ediyoruz. Böylelikle ocak ayından itibaren kendini hazır eden dershaneler için daha avantajlı imkanlar teklif etmeyi ama sonrasında ‘ben henüz hazır değilim bu hazırlığı ancak iki yıla kadar yapabilirim’ diyenlere de yine teşvikler vererek ama bu kadar süreyi de kendilerine tanıyarak bu meselenin çözülmesinde fayda gördüğümüzü Sayın Başbakanımızla birlikte bütün bakan arkadaşlarımız kabul ettiler. Belki önümüzdeki günlerde detayları konusunda Sayın Milli Eğitim Bakanımız da sizlere bilgiler sunabilir.”

“Bakın ben bir Hadis-i Şerif’e çok önem veririm. Ebu Hureyre’den rivayet edildiğini göre, Rasulullah Aleyhisselatüvesselam şöyle bir hikmet buyurmuş: ‘Yakında büyük fitneler olacak. O fitnelerde yerinde oturanlar, ayaktakilerden, ayaktakiler yürüyenlerden, yürüyenler koşanlardan daha hayırlı olacaktır. Kim o fitne içinde bulunmuş olursa ondan uzak dursun. O zaman bir iltica yeri bir sığınacak mekan bulursa ona sığınsın.’ Sahih-i Buhari’de zikrediliyor. Hükümet sözcüsü sıfatıyla bunu yapmamış olayım. Bu Bülent Arınç olarak benim duyduğum ızdırabın karşısında söylemek istediğim bir konudur. Şimdi tam bir fitne zamanıdır. Bu fitneyi çıkaranlar, büyütmek isteyenler, bu ateşin içerisinden büyük zararlı sonuçlar çıkarmaya çalışanlar için inançları olduğuna emin olduğumdan böyle bir Hadis-i Şerifi okumak istedim.”

“Peygamberimiz şöyle buyuruyor ki ‘fitne çıktığı zaman ayaktaysanız oturacaksınız, yürüyorsanız ayakta duracaksınız, koşuyorsanız yürüyeceksiniz.’ Yani fitneyi uyandırmadan veya fitneyi büyütmeden ne doğruysa onu yapacaksınız. Bu sözüm kime? Önce kendimize kabul edelim. Yani asla bir fitnenin unsuru olmak istemeyiz. Böyle bir şeyi de kabul etmemiz mümkün değil ama her gün televizyonlarından gazetelerinden kalemlerinden hükümeti hedef tahtasına oturtarak, küçücük bir meseleyi cihanşümul bir mesele haline getirerek, güzel insanların arasını açmaya çalışan, birbirlerini Allah rızası için sevenlerin arasına fitne koymaya gayret edenlere buradan istirham ediyorum: Fitnenin aleti olmayalım. Ne biz ne de siz.

Bundan sonraki yazacaklarınız söyleyecekleriniz bu ateşi büyütmeye yaramasın bu ateşin söndürülmesi için herkes elindeki bir bardak suyu döküversin. Sözümün nereye gittiğini herkes çok iyi bilir. Ben kendimi çok kusurlu kabul ederim ama şu ana kadar yapılan yayınlara baktığım zaman okumakta ve dinlemekte zorlanıyorum. bu yazdıkları çizdikleri yetmiyormuş gibi başka başka yerlerden ta on yıl öncesine ait birtakım şeyleri çıkartmak suretiyle ‘haa aslında bunlar da vardı’ diyerek daha heybelerimizi açmadık deve yükü elimizde şunlar da var demenin fitneyi büyütmeden fazla faydası yoktur. Büyüklerimiz bu işi bizden çok daha iyi bilirler.”

“Artık Türkiye’nin 16 milyon genci, üniversitelerdeki 3-5 milyon gencimiz en iyi eğitim kurumlarında, en fedakar öğretmenlerimizle inşallah birtakım eğitim araç ve gereçleriyle daha iyi bir eğitim alacaklardır. Ocakta yasayı çıkartıyoruz Allah kısmet ederse. Eylül 2015’e kadar da dönüşümü tamamlamak için bir süre veriyoruz”

Allah bizi muhafaza etsin

“Bu konuları siz zaten yazıyorsunuz biz de okuyoruz. Yani sizin tabii hakkınız bu. Yaptığınız görev itibarıyla. Kesinlikle serzenişte bulunmuyorum, bizi uyarmanız lazım. Çünkü biz de yıllardan beri devam eden bu sistemden istifade etmiş insanlarız. Bunlara karşı bir tutumumuz yok ama kategorik olarak bakmıyoruz. Şunlar yüzde 22’sidir geriye kalan yüzde 75’tir, 80’dir gözüyle bakmıyoruz. Ama bu meseleyi olmazsa olmaz noktasına getirerek yayınlarının, eleştirilerinin, hakaretlerinin dozunu artıranlar için söylüyorum ki dershane sadece siz değilsiniz, başkaları da var. Onlarla da görüştüğümüzde onların da farklı görüşleri var. Yani dershaneler ve hizmet hareketiyle hükümet karşı karşıya gelmiş değil. Böyle bir karşı karşıya gelmekten Allah bizi muhafaza etsin. Çünkü bu çok, Türkiye için kötü olur, hepimiz için kötü olur. Bunlar güzel insanlardır, güzel bir hükümet var, 11 yıldır milletin desteğini almış birisiyle karşı karşıyayız.

Ocak ayında, çünkü bütçe geldiği için ‘aralık’ diyemiyorum, bunu Meclis’in gündemi müsait olduğunda inşallah yasalaştıracağız. İçinde ayrıntılı hükümler olacaktır, belki 20 maddelik zannediyorum, 5580 Sayılı Kanun içinde zannediyorum düşünüyoruz ama Eylül 2015’e kadar bir dönüşüm süreci de dershaneler için tanınmış olacaktır.”

“Bu sürecin başında hareket edenler daha avantajlı olacak. Ortasında sonunda hareket edenler ama en son 2015 Eylül’ünde bitmek üzere, onlar belki ikinci derecede teşvikten, avantajdan istifade edecekler. Bunda da haksız değiliz. Dolayısıyla ocak ayında elbette öğrenci alabilirler çünkü sınav sistemlerinde özellikle üniversite sınavlarında henüz bir değişiklik olmadı”  

942 toplam görüntüleme, 0 bugün

Kayıtlar devam edecek mi?

| Genel | 8 Aralık 2013

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerin dönüşüm sürecine ilişkin çalışmaların paydaşlarla istişare halinde yürütüleceğini belirterek, ”Aralık ayı içinde tekrar dershanelerimizin envanterini, son durumlarını elden geçireceğiz” dedi.

Dershane temsilcileriyle bir araya gelen Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelere kayıtların ocak ayından itibaren bir yıl daha devam edeceğini açıkladı.

Avcı, “Ocak ayında herkesin fikrini beyan ettiği bir tasarıyı Meclis’e sunacağız” dedi.

803 toplam görüntüleme, 0 bugün

Sayfa 1 / 21 2
  • Escort Bayanları Koltuk Altı Kokusuna Doğal Çözümü

    tarafından on 18 Ocak 2017 - 0 Yorumlar

    Yaz mevsimi geldiğinde sıcaklık nedeniyle birçok insan hayatında terleme sorunu yaşamaktadır. İnsanların hayatlarında birçok alanda bu ter kokusunun kötü etkile...

  • Mersin Escort Ela

    tarafından on 22 Ocak 2014 - 0 Yorumlar

    Merhabalar ben mersin escort Ela. 19 yaşında, 1,62 boyunda, 50 kilo, kendine güvenen, sıcakkanlı, konuşkan, aynı zamanda güzel kıvrımlı vücuduyla harika bir me...

  • Ocaktan itibaren kayıt yok

    tarafından on 8 Aralık 2013 - 0 Yorumlar

    Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi çalışmalarıyla ilgili olarak yalan yanlış bir takım spekülasyonlar yapıldığını, kamuo...

  • Yarın göreve başlayacaklar

    tarafından on 8 Aralık 2013 - 0 Yorumlar

    Milli Eğitim Bakanlığı'nın, çeşitli branşlarda 750 kontenjan için aldığı öğretmenlik başvuruları sonucunda, 701 öğretmenin ataması yapıldı. Milli Eğitim Bakanlı...

  • Aynı Dili 21 Aksanda Konuşabilmek

    tarafından on 8 Aralık 2013 - 0 Yorumlar

    Aç bırakılmak, cinsel dürtülerin yasaklanması gibi durumlar dışındaki suçların (Bence bunlar suç olarak değerlendirilemez. Çünkü engellenemez isteklerdir) f...

12 yaşındaki çocuğu taciz etti ankara escort 12 yaşındaki çocuğu taciz etti bayan escort 12 yaşındaki çocuğu taciz etti escort 12 yaşındaki çocuğu taciz etti escort bayan 12 yaşındaki çocuğu taciz etti escort bayan istanbul 12 yaşındaki çocuğu taciz etti escorts 12 yaşındaki çocuğu taciz etti istanbul escort 12 yaşındaki çocuğu taciz etti istanbul escort bayan 13 kadro boş kaldı haberi 13 kadro boş kaldı oku Askeri aracın çarptığı çocuk öldü ankara escort Askeri aracın çarptığı çocuk öldü bayan escort Askeri aracın çarptığı çocuk öldü escort Askeri aracın çarptığı çocuk öldü escort bayan Askeri aracın çarptığı çocuk öldü escort bayan istanbul Askeri aracın çarptığı çocuk öldü escorts Askeri aracın çarptığı çocuk öldü istanbul escort Askeri aracın çarptığı çocuk öldü istanbul escort bayan Bir kilosu 300 lira! ankara escort Bir kilosu 300 lira! bayan escort Bir kilosu 300 lira! escort Bir kilosu 300 lira! escort bayan Bir kilosu 300 lira! escort bayan istanbul Bir kilosu 300 lira! escorts Bu ilde okullar tatil haberi Bu ilde okullar tatil oku escort Eğitime kısa mola! haberi Eğitime kısa mola! oku Kafa atıp burnunu kırdı haberi Kafa atıp burnunu kırdı oku Kayıtlar devam edecek mi? haberi Kayıtlar devam edecek mi? oku mersin escort mersin eskort Ne zaman dönüşecek? haberi Ne zaman dönüşecek? oku Ocaktan itibaren kayıt yok haberi Ocaktan itibaren kayıt yok oku Yarın göreve başlayacaklar haberi Yarın göreve başlayacaklar oku Öğrenciler dikkat! haberi Öğrenciler dikkat! oku Üniversiteleri de oluyor! haberi Üniversiteleri de oluyor! oku